Saimbeyli Mavisi Sizi Çağırıyor
Yazdır  Resim gizle  Yazıları büyüt  Yazıları küçült
Issız bir ormanda uyanmaktan veya kuşlar tarafından uyandırılmaktan daha güzel ne olabilir? Sabahın ilk ışıklarıyla öten türlü türlü kuşun cıvıltısıyla açın gözlerinizi. Eriyen kar sularında adeta topraktan fışkıran dağ çiçeklerinin kokusunu içinize çekin.

Saimbeyli’nin Roma ve Bizans dönemlerinde adının Badimon olduğu, Ermeni Döneminde ise binyıllar içerisinde bazı değişikliklere uğrayarak 1800’lü yıllarda Hacın biçiminde oluştuğu görülüyor. Bizans İmparatoru tarafından doğudaki krallıklarına son verilen Ermenilerin bir kısmı Çukurova’ya yerleşmişler ve hatta Bizans’a tabi olmaları kaydıyla Tarsus kentinin hâkimiyeti verilmiştir. M.S.’ya bakarsak Selçuklu Döneminde Çukurova fethedildiğinde Ermeniler varlıklarını devam ettirmişler. Yörede iki yüz yıl süre ile Ermeniler ve Türkler bir arada yaşamıştır. 

 

Kurtuluş Savaşı döneminde Fransızların işgalinden sonra, Fransız destekli Ermeni ordusunu ağır yenilgilere uğratıp, bölgenin temizlenmesi sırasında komutan olarak görev alan şehit Kaymakam Saim Bey’in gösterdiği üstün başarılardan dolayı adı ilçeye verilmiştir. Bölgenin Ermenilerden geri alınması sırasında şehit düşen 80 Saimbeyli’nin gömülü olduğu şehitlik, ziyaret edilecek yerler arasındadır.

 

Gördüğümüz gibi bölge zaman içerisinde, burada çok kısa olarak yazmaya çalıştığım üzere çeşitli uygarlıkların etkisi altında zengin bir kültür birikimine sahip olmuştur.

 

Dağların yüksek kesimleri ardıç, katran, çam, meşe, sedir ağaçları ile kaplı. Her taşın altından akan suların oluşturduğu Obruk Şelalesi’nde, yapraklarının gökyüzünü kapattığı anıt çınarların gövde ve dallarına kurulmuş çardaklarda piknik yapabilir, balık tutabilirsiniz.

 

İç Anadolu ile Akdeniz’i birbirine bağlayan, iki bölgenin de 4000 çeşit bitki örtüsünü içinde barındıran önemli bir geçit yeri Obruk Yaylası. Obruk deresi Kirkot çayı ile birleşip Saimbeyli deresi olur, o da Göksu Irmağına karışır. Dere ve çaylar tarafından beslenen çeşitli kanyon ve vadiler gizemli bir şekilde keşfedilmeyi bekler.

  

Ulaşmanız biraz zor olsa da, Saimbeyli Damlataş Mağarası’nı görmenizi tavsiye ederim. Ya da su seslerine karışan kuş seslerini dinleyerek Çatak Yaylası’nda çadırınızı alıp kamp kurabilirsiniz. Değirmenler, eski camiler, yayla evleri keşfedebilir, güzel yürekli yörüklerle yayla geleneğini yaşamayı deneyimleyebilirsiniz. 

 

 

Pelin Emrahoğlu

2 Mayıs 2016

 

ALTINŞEHİR ADANA Kent Kültürü ve Sanat Dergisi’nin 32. Sayısı’nda (Mayıs-Haziran 2016) Saimbeyli Mavisi Sizi Çağırıyor başlıklı bu “yazının tamamını okumak ve fotoğrafları izlemek için tıklayınız”.